Inhalt

What is Really Healthy For You and Your Skin

Daha fazla bilgi için:www.ProVegan.info

Beslenme kalitemiz doğrudan sağlığımızı etkiler: Beslenmemiz, hayatımızın büyük bir kısmı için sağlıklı ve formda yaşama imkanı sunar. Beslenmenin olağanüstü önemini göz önünde bulundurarak güzellik uzmanlarının ve dünya çapında yapılan çalışmaların sağlıklı bir beslenmeye dair neler söylediklerini öğrenmemiz gerekmez mi?

Bizleri daha fazla meyve, sebze ve daha az et yemeye sevk eden makaleler ile aşinayız. Pek çok bilimsel çalışma, et ve hayvansal yağların tüketilmesinin sağlığımıza pek çok açıdan zarar verebileceğini kanıtlamıştır.

(Doymuş hayvansal yağlar içeren) süt ve peynirin sağlık üzerindeki olumsuz etkisi de çok iyi bilinmektedir. Toplum, doğal felaketlerin ya da terörist saldırılarının yüzlerce ya da binlerce insanı öldürmesinden şaşkınlık duyar. Öyleyse milyonlarca insan kanserden, kalp damar hastalıklarından, şeker hastalığından ve beslenme ve beslenme bozukluğu ile ilgili diğer hastalıklardan ölürken neden aynı şekilde tepki verilmez?

Et ve süt ürünlerinin sağlıklı gıdalar olduğunu söyleyen efsane – et ve süt endüstrisi ile yayılmaya devam eden bir efsane – bilgi sahibi olmayan tüketiciler ile dikkatsiz politikacılar tarafından geniş ölçüde kabul görmektedir. Bunlara ek olarak, Avrupa Birliği (AB) ve dünya genelindeki ülkeler, ürünlerin sağlıksız olmasına ve üretimlerinin hayvanlar için işkenceye neden olmasına rağmen harcanan vergi gelirleri ile birlikte ete ve süte destek vermektedir. Bu politik yaklaşım kesinlikle kabul edilemez, çünkü et ve süt endüstrisinin ekonomik çıkarlarına devletin birincil odak noktası olması gereken halk sağlığından daha fazla değer verdiği görülmektedir. Günümüzde vegan beslenmenin kötülendiği gibi geçmişte de vejetaryen gıdalar küçük görülmüştür. Akılsızlık, cahillik ve insanların elde ettiği ekonomik çıkarlar nedeniyle sağlıklı beslenme, çoğu zaman medyada alay konusu olmuştur.

Buna bir örnek: 2004 yılında, ailesinin vegan beslenme ile baktıkları bir çocuk öldü. Ancak çocuk gerçekten vegan gıdalar yemiyordu. Aslında hiç yemek yemiyordu! İştahını kaybetmişti, çünkü zatürreeye yakalanmıştı ve durumundan dolayı ilaç tedavisi de almıyordu. Çocuk, sağlıklı vegan beslenme ile beslenmişti – ailesi, kendi kendini tayin etmiş bir “beslenme uzmanı” tarafından tavsiye edilen özel bir beslenme şekline inanıyordu. Ancak, beslenme uzmanlarının bildikleri kadarıyla özel bir beslenme şeklinin sağlıklı vegan beslenme ile bir ilgisi yoktur. Bu durum çok sık yaşandığı için medya, uygun bir araştırma yapılmasının ya da vegan beslenmenin beslenme temellerini öğrenme çabası içerisinde olmanın gerekli olduğunu düşünmemiştir. Hayır, bunun yerine veganlığı kötülemişler ve bu konuya her zamanki ön yargıları ile yaklaşmışlardır.

Diğer yandan ise milyonlarca insan, hayvansal yağlar ile doldurulan et temelli beslenmeleri yüzünden acı çekmekte ve ölmektedir. Bu beslenme şekli obeziteye neden olmaktadır ve bunun tüm sonuçları hipertansiyona, kalp krizlerine, göğüs ağrılarına, felce, damar tıkanıklığına, osteoporoza, kansere, şeker hastalıklarına ve diğer kronik hastalıklara yol açmaktadır. Pek çok çalışma, et ve süt ürünleri tüketimi ile bu hastalıklar arasında bir bağlantının olduğunu göstermiştir. Aynı zamanda çalışmalar, pek çok balığa dioksin ve ağır metaller gibi oldukça yüksek seviyelerde çevresel zehirler bulaştırıldığını göstermiştir. Almanca biliyorsanız daha fazla bilgi almak ve et ve süte dayalı beslenme ile hastalıklar arasındaki bağlantıyı net bir şekilde gösteren çalışmalara göz atmak için www.fleisch-macht-krank.de (Vejetaryen Diyetini Destekleyen Tıp Derneği’nin web sitesi) web sitesini okuyun. Milyonlarca insanın et, yumurta ve süt ürünleri kurbanı olması gerçeği “normal” olarak kabul edilir – bu, toplum ya da medyada herhangi bir tepki oluşturmaz. Ancak, bir kişi, sorumsuz ailesi tarafından insanların vegan olarak iddia ettikleri güvenilir olmayan beslenme ile bakıldığı için öldüğünde, olay, büyük bir halk tepkisiyle karşılaşır ve bilgi sahibi olmayan tüketiciler ile et sanayisi yetkililerine karşı harekete geçilir. Bilim adamlarının bulguları ve saygın beslenme uzmanları ve doktorların açıklamaları, profesyonel olmayan gazetecilerin ve et, yumurta ve süt endüstrisi lobicilerinin “heyecanlı coşkularını” bozmuştur. Örneğin, 2003 yılında, ortak tutum geliştirilen bir makalede, Amerikan Diyetetik Derneği (ADA) ve Kanadalı Diyetisyenler (DC), vejetaryen ve vegan beslenmenin sağlık açısından faydalarını değerlendirmiştir. ABD ve Kanada’daki en saygın diyetisyenlerden bazıları bu organizasyona bağlıdır. ADA’nın tek başına yaklaşık 70,000 üyesi bulunmaktadır. Makale, kısmen şunları bildirmektedir: “İyi planlanmış vegan ve vejetaryen beslenmenin diğer şekilleri hamilelik, emzirme, bebeklik, çocukluk ve ergenlik dahil olmak üzere yaşam döngüsünün her aşaması için uygundur. Vejetaryen beslenme şekilleri sağlık açısından pek çok avantaj sunmaktadır.” Ve şu şekilde devam eder, “Bu, Amerikan Diyetetik Derneği ile Kanadalı Diyetisyenler’in yayınladığı bir makaledir. İyi planlanmış bir vejetaryen beslenme şekli sağlıklıdır, beslenme ihtiyaçlarını karşılar ve belirli hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde sağlık açısından avantaj sağlar”. “Diyetetik profesyonellerinin sorumluluğu, vejetaryen beslenmeye ilgisi olan kişileri cesaretlendirmek ve desteklemektir.”